"Organik Tarım" nedir?
Organik tarım sistemi, çağdaş tarım teknolojisinin varlığını yadsımaz. Organik tarım hiçbir kimyasal ilaç ya da gübre kullanılmadan yapılan tarım anlamına da gelmez. Organik tarım, geleneksel tarımla karşılaştırıldığında daha az dış tarımsal girdilerin kullanıldığı, fakat daha çok biyolojik yoğunluğun yer aldığı alternatif bir tarım sistemidir. Organik tarımı her ülke ve hatta her bölge kendi koşullarına (toprak yapısı, iklim vb.) uygun olarak uyarlamalıdır. Organik tarım, her çiftçinin kendi olanaklarından en üst düzeyde yararlanmasını ve en az girdi kullanımını amaçlar. Organik tarımda, tarımsal işletme kendi olanaklarıyla tarımsal etkinliklerini sürdürürken, toprağın yapısı ve su tutma kapasitesinde iyileşme görülür ve doğa korunur.
Neden Organik Tarım?
Toprak erozyonunu önlemek,
su kalitesini korumak,
enerji tasarrufu yapmak,
kimyasalların insanlar üzerindeki olumsuz etkilerinden korunmak,
çiftçilerin ve tarımsal işletmelerde çalışan insanların sağlığını korumak,
küçük çiftçilere yardım etmek,
ekonomiyi desteklemek,
daha nitelikli ürün elde etmek,gelecek nesilleri korumak için gereklidir.
Türkiye organik tarımla ilk olarak 1980'li yıllarda tanışmış, Avrupa'da etkinlik gösteren yabancı firmalarla bu pazara girmiştir. Bu ülkelerden gelen talepler doğrultusunda tarım ürünlerinin organik olarak üretimi Türkiye'de de başlamıştır. 1992 yılında ETO (Ekolojik Tarım Organizasyonu Derneği) kurulmuştur. T. C. Tarım Bakanlığı Araştırma Planlama Koordinasyon (APK) Kurul Başkanlığı'na bağlı olarak kurulan Ekolojik Tarım Komitesi de Türkiye'de ekolojik tarıma geçiş sürecinin organizasyonuna yönelik çalışmalar yapmaktadır. Bu komitenin üzerinde çalıştığı öncelikli konu, 1994 yılında çıkarılan Bitkisel ve Hayvansal Ürünlerin Ekolojik Metodlarla Üretilmesine İlişkin Yönetmeliğin Revizyonudur.
|